Kuzey Carolina Üniversitesi (UNC) Hukuk Fakültesi, “Henry Justus’un Duruşması” adı verilen sıra dışı bir etkinlikle, ChatGPT, Grok ve Claude’un jüri üyesi olarak neler yapabileceklerini ölçtü. Tamamen kurgusal olarak tasarlanan soygun davasında üç yapay zekâ duruşmayı canlı olarak takip edip karara varmaya çalıştı.
Etkinliğin amacı, hukuk sisteminde yapay zekânın olası rolünü sorgulamak. Duruşmayı yöneten hukuk profesörü Joseph Kennedy, “Deney, doğruluk, verimlilik, önyargı ve meşruiyet gibi temel konuları görünür kılıyor,” açıklamasında bulundu.
Sonuçlar ise ikna edici olmaktan uzak kaldı. Duruşmayı izleyen etik profesörü Eric Muller, yapay zekâ “jürilerin” karar sürecini “zayıf” olarak nitelendirdi. Muller, izleyicilerin çoğunun “botlarla yargılama iyi bir fikir değil” kanaatiyle salondan ayrıldığını belirtti.
Eleştiriler, yapay zekânın tanıkların beden dilini okuyamaması, insani deneyimden yoksun oluşu ve dil hatalarından kaynaklanan bilgi çarpıtmaları etrafında yoğunlaştı. Ayrıca, Grok’un geçmişteki tartışmalı davranışları –örneğin “MechaHitler” takma adıyla ırkçı ifadeler üretmesi–, sistemsel önyargı risklerini yeniden gündeme getirdi.
Yine de, Reuters’ın bu yıl yaptığı bir ankete göre hukuk profesyonellerinin %70’i yapay zekâyı meslekleri için olumlu bir güç olarak görüyor. Katılımcıların yarısından fazlası ise AI yatırımlarından somut geri dönüş aldıklarını belirtiyor.
